
{"id":3937,"date":"2020-06-18T21:45:08","date_gmt":"2020-06-18T18:45:08","guid":{"rendered":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/?p=3937"},"modified":"2020-06-18T21:51:56","modified_gmt":"2020-06-18T18:51:56","slug":"mogol-tarihine-iliskin-latince-kaynaklarda-uygurlar-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/?p=3937","title":{"rendered":"Mo\u011fol tarihine ili\u015fkin Latince kaynaklarda Uygurlar"},"content":{"rendered":"<p><em><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"aligncenter size-full wp-image-3938\" src=\"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/Latince.jpg\" alt=\"\" width=\"800\" height=\"444\" srcset=\"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/Latince.jpg 800w, https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/Latince-400x222.jpg 400w, https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/Latince-768x426.jpg 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px\" \/><\/em><\/p>\n<p>Do\u00e7.Dr.Altay Tayfun \u00d6ZCAN<\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><strong>\u00d6ZET<\/strong><\/p>\n<p>Mo\u011follar\u0131n Naymanlar\u0131 ma\u011flup etmeleri ve Altay da\u011flar\u0131 civar\u0131na egemen olmalar\u0131ndan sonra Uygurlar Mo\u011fol h\u00e2kimiyetini kabul ettiler. Bu tarihten sonra Uygurlar, Mo\u011fol Hanl\u0131\u011f\u0131 siyasi tarihinde \u00f6nemli bir yere sahip oldular. Mo\u011fol yay\u0131lmas\u0131na verdikleri asker\u00ee destek bir yana b\u0131rak\u0131lacak olunursa Uygurlar kendilerini \u00f6zellikle b\u00fcrokrasi alan\u0131ndaki becerileriyle g\u00f6sterdiler. Mo\u011fol tarihi ile alakal\u0131 Arap\u00e7a, Fars\u00e7a ve \u00c7ince olarak kaleme al\u0131nan eserlerde Uygurlardan s\u0131kl\u0131kla bahsedilmesinin nedeni Uygurlar\u0131n Mo\u011fol Hanl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerindeki derin tesirinden ileri gelmektedir. Mo\u011fol h\u00e2kimiyeti alt\u0131nda Uygurlardan bahseden bir di\u011fer kaynak dilini Latince olu\u015fturur. Plano Carpinili Johannes, Rubruklu Willem gibi seyyahlar\u0131n yan\u0131nda Parisli Matthew ve Korykoslu Hetum\u2019un kroniklerinde de onlardan bahsedilir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda Latince eserlerde Uygurlara dair verilen bilgileri inceleyece\u011fiz.<\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><strong>ANAHTAR KEL\u0130MELER<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\">Uygur, Mo\u011fol, Budizm, \u00c7inkay<\/p>\n<p><strong>Giri\u015f<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u00a0G\u00f6kt\u00fcrklerin <\/strong>ard\u0131ndan kurulan Uygur Ka\u011fanl\u0131\u011f\u0131, 100 y\u0131ll\u0131k bir idarenin ard\u0131ndan 844\u2019te K\u0131rg\u0131zlar taraf\u0131ndan y\u0131k\u0131ld\u0131ktan sonra siyasi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 Mo\u011folistan d\u0131\u015f\u0131nda kurulan devletlerle devam ettirdi. Bunlardan Be\u015fbal\u0131k merkezli olarak kurulan siyasi te\u015fkilat XII. y\u00fczy\u0131lda Karah\u0131tay h\u00e2kimiyetine girene kadar ba\u011f\u0131ms\u0131z bir idare s\u00fcrmeye muvaffak oldu. Bu yeni g\u00fcc\u00fcn \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda Uygurlar etkinliklerini ve sayg\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131 korumakla birlikte1 art\u0131k neredeyse H\u0131tay valileri taraf\u0131ndan y\u00f6netilen bir halk haline geldiler. Bu s\u00fcre\u00e7, Mo\u011follar\u0131n Naymanlar\u0131 yenilgiye u\u011fratt\u0131ktan sonra s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 Be\u015fbal\u0131k\u2019a geni\u015fletmelerine kadar devam etti. Bu s\u0131rada Uygurlar\u0131n ba\u015f\u0131nda bulunan \u0130dikut Bara\u00e7uk, s\u0131n\u0131rlar\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan yeni geli\u015fmeleri fark ederek Karah\u0131taylara ba\u015fkald\u0131rd\u0131 ve \u00fclkedeki valiyi bertaraf etmek ve hemen ard\u0131ndan Mo\u011follara el\u00e7i g\u00f6ndermek suretiyle Mo\u011follara ba\u011fland\u0131. Bunu Uygurlar\u0131n, Mo\u011follar\u0131n K\u00fc\u00e7l\u00fck ile m\u00fccadeleleri ile Harezm ve \u00c7in seferlerine asker\u00ee destek vermeleri takip etti. Mo\u011follara ba\u011flanmalar\u0131 ve Mo\u011fol harek\u00e2tlar\u0131na destek vermelerinin yan\u0131nda Uygurlar, Mo\u011fol Hanl\u0131\u011f\u0131nda b\u00fcrokrasi, k\u00fclt\u00fcr ve medeniyet hayat\u0131 \u00fczerinde ehemmiyetli bir mevk\u00ee i\u015fgal etmi\u015flerdir. Nitekim Nayman seferi s\u0131ras\u0131nda esir edilen Uygur as\u0131ll\u0131 Tatatonga\u2019ya ili\u015fkin bilgiler Mo\u011fol devlet te\u015fkilat\u0131n\u0131n n\u00fcvesinin bir Uygur taraf\u0131ndan at\u0131ld\u0131\u011f\u0131na i\u015faret eder.2<\/p>\n<p>Bu katk\u0131 ilerleyen y\u0131llarda b\u00fcrokraside kendini g\u00f6sterecek daha pek \u00e7ok devlet adam\u0131yla devam etmi\u015ftir.3 Uygurlar\u0131n i\u015fte bu \u015fekilde gerek harek\u00e2tlara, gerekse b\u00fcrokrasiye katk\u0131lar\u0131 neticesinde Mo\u011follarla Uygurlar aras\u0131ndaki iyi ili\u015fkiler o kadar y\u00fcksek bir seviyeye \u00e7\u0131kt\u0131 ki hanedanlar aras\u0131nda evlilik ili\u015fkisi tesis edildi. Nitekim Cengiz Han\u2019\u0131n k\u0131zlar\u0131ndan Alacay, Uygur \u0130dikut\u2019u Bara\u00e7uk\u2019un halefi Ki\u015fmayin\u2019in e\u015fi olmu\u015ftur.4 Bu evlilik ili\u015fkisi, Latin kaynaklar\u0131na da girmi\u015ftir: \u201cOnlar (=Uygurlar) kentlerde ya\u015fayanlar aras\u0131nda Cengiz Han\u2019a ilk biat edenler olmu\u015f ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc de o (=Cengiz Han), k\u0131z\u0131n\u0131 onlar\u0131n h\u00fck\u00fcmdar\u0131na vermi\u015ftir\u201d5. B\u00f6ylesi detay say\u0131labilecek bir bilginin verilmesi \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 olarak addedilebilecekse de Latin kaynaklar\u0131nda Uygurlara dair daha pek \u00e7ok bilginin korundu\u011fu dikkati \u00e7ekmektedir.<\/p>\n<p>Latin kaynaklar\u0131nda Uygurlarla ilgili ilk bilgiler Plano Carpinili Johannes\u2019in kay\u0131tlar\u0131nda kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Papa IV. Innocentus\u2019un talimat\u0131yla Mo\u011follarla g\u00f6r\u00fc\u015fmek \u00fczere Mo\u011fol h\u00e2kimiyetindeki topraklara g\u00f6nderilen bu el\u00e7i, 1243 ile 1245 aras\u0131ndaki yolculuk raporunu bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 eserinde Mo\u011fol \u00fclkesinin do\u011fusunda \u00c7in ve Kore\u2019nin, g\u00fcneyinde \u0130slam diyarlar\u0131n\u0131n, bat\u0131s\u0131nda Nayman topraklar\u0131n\u0131n ve g\u00fcney bat\u0131s\u0131nda da Huio yani Uygur \u00fclkesinin bulundu\u011funu ifade eder.6 Yazar\u0131n bahsini etti\u011fi \u00fclke, daha \u00f6nce C. Dowson\u2019un da belirtti\u011fi \u00fczere7, Tar\u0131m \u0131rma\u011f\u0131n\u0131n kuzeyi ile Turfan vadisi olmal\u0131d\u0131r. Uygur \u00fclkesinden ge\u00e7meyen Johannes\u2019in Uygurlar\u0131 Huio olarak adland\u0131rmas\u01318, bu \u00fclkeyle ilgili bilgilerini \u00c7in co\u011frafyac\u0131l\u0131k gelene\u011fine ba\u011fl\u0131 bir ki\u015fiden duydu\u011fu \u015feklinde de\u011ferlendirilebilir.9 Zira Tang hanedan\u0131 kay\u0131tlar\u0131nda da Uygurlar ayn\u0131 \u015fekilde Huio olarak ge\u00e7mektedir.10 Bunun yan\u0131nda yazar Sariemiur olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 Sar\u0131 Uygurlardan da bahsediyorsa da, Uygurlar gibi Cengiz Han taraf\u0131ndan h\u00e2kimiyet alt\u0131na al\u0131nmas\u0131na de\u011finmekle yetinmi\u015ftir.11 Bir ba\u015fka k\u0131s\u0131mda ise Mo\u011fol h\u00e2kimiyetindeki \u00fclkeleri sayarken Sar\u0131 Uygur diyar\u0131n\u0131 Sarihuiur ad\u0131 alt\u0131nda zikreder.12<\/p>\n<p>Johannes\u2019e g\u00f6re Uygurlar H\u0131ristiyand\u0131lar ve Cengiz Han taraf\u0131ndan zorla h\u00e2kimiyet alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015flard\u0131.13 Cengiz Han\u2019\u0131n Uygurlar\u0131 h\u00e2kimiyet alt\u0131na alma usul\u00fcne dair verilen bilgi tamam\u0131yla hatal\u0131ysa da Uygurlar\u0131n H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 mevzunda bir \u00f6l\u00e7\u00fcde hakl\u0131l\u0131k pay\u0131 vard\u0131r. Zira Uygurlar aras\u0131nda say\u0131lar\u0131 kalabal\u0131k olmasa da bir H\u0131ristiyan cemaatinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren deliller vard\u0131r.14 Johannes yukar\u0131da ifade etti\u011fimiz kayd\u0131ndan sonra ilgi \u00e7ekici bir ifadede bulunur: \u201cet illorum litteram acceperunt, nam prius scripturam non habebant, nunc autem eamdem appellant litteram Mongalorum\u201d15. \u201cVe onlar\u0131n alfabelerini ald\u0131lar. Daha \u00f6nceki zamanlarda yaz\u0131ya sahip de\u011fillerse de \u015fimdi bunu Mo\u011fol alfabesi olarak an\u0131yorlar\u201d.16 Mo\u011follar\u0131n Uygur alfabesini kabul etmeleri 1253 ile 1255 aras\u0131nda Fransa Kral\u0131 IX. Louis taraf\u0131ndan Mo\u011follara g\u00f6nderilen Rubruklu Willem taraf\u0131ndan da g\u00f6zlemlenmi\u015ftir. Uygur yaz\u0131s\u0131n\u0131 hem Mo\u011fol fermanlar\u0131nda hem de tap\u0131naklar\u0131nda g\u00f6ren seyyah bunun bir tasvirini de sunar: \u201cTatarlar onlar\u0131n (=Uygurlar\u0131n) alfabesini benimsemi\u015flerdir. Yazmaya yukardan ba\u015flar, sat\u0131r\u0131 a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru \u00e7eker ve bunu yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru okurlar. Sat\u0131rlar\u0131 soldan sa\u011fa do\u011fru s\u0131ralarlar. Bu k\u00e2\u011f\u0131t ve yaz\u0131l\u0131 malzeme falc\u0131l\u0131k i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r ki tap\u0131naklar\u0131 as\u0131lm\u0131\u015f k\u00fc\u00e7\u00fck notlarla doludur. Manguchan (=Meng\u00fc HanM\u00f6ngke Han) size Moal (=Mo\u011fol) dilinde, onlar\u0131n alfabesinde yaz\u0131lm\u0131\u015f mektubunu g\u00f6ndermi\u015ftir\u201d17. Bir sonraki k\u0131s\u0131mda ise \u015funu ifade eder: \u201cO zamandan beri Mo\u011follar onlar\u0131n alfabelerini edinmi\u015f ve onlar (=Uygurlar) onlar\u0131n (=Mo\u011follar\u0131n) ba\u015fk\u00e2tipleri (magni scriptores) olmu\u015flard\u0131r. Nesturilerin neredeyse tamam\u0131 onlar\u0131n alfabelerini bilirler\u201d18.<\/p>\n<p>Mo\u011follar\u0131n Uygur yaz\u0131s\u0131n\u0131 almalar\u0131 haberlerinin sadece T\u00fcrkistan\u2019da kalmad\u0131\u011f\u0131, Orta Avrupa ve \u0130ngiltere gibi \u00e7ok daha uzak diyarlara kadar yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Mo\u011follar\u0131n Bat\u0131 seferine ili\u015fkin ilk Latince bilgileri veren Julian\u2019in Mo\u011fol raporunda Batu\u2019nun Macar Kral\u0131 IV. Bela\u2019ya g\u00f6nderdi\u011fini ifade etti\u011fi mektubu \u201cpagan harfleriyle Tatarca\u201d olarak tasvir eder ve \u201cKral\u0131n oldu\u011fu yerde pek \u00e7ok okuyucu vard\u0131, fakat (mektubu anlayan olmad\u0131\u201d diyerek19 tan\u0131mlanamayan bir alfabe oldu\u011funa i\u015faret eder. Julian sonunda bu mektubu Kumanya\u2019da etnik kimli\u011fini ifade etmedi\u011fi paganum quedam yani paganlardan birine terc\u00fcme ettirebilmi\u015ftir.20 Bu ifadeler bize s\u00f6z konusu mektubun bir K\u0131p\u00e7ak taraf\u0131ndan \u00e7evrilmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. S\u00f6z konusu d\u00f6nemde K\u0131p\u00e7aklar aras\u0131nda Uygurcan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilecek bir delil olmamakla birlikte Macar saray\u0131nda tan\u0131mlanamam\u0131\u015f bu mektubun, Macarlar\u0131n bildiklerini hesap etti\u011fimiz Arap, Kiril ve varyantlar\u0131 ile Ermeni alfabeleri olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Daha \u00f6nce bu konuya e\u011filmi\u015f olan me\u015fhur Frans\u0131z tarih\u00e7i J. Richard mektubun Uygur alfabesiyle yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.21 Biz de kendisine i\u015ftirak ediyoruz.<\/p>\n<p>Uygur alfabesi daha kat\u2019i bir \u015fekilde Parisli Matthew taraf\u0131ndan 1259\u2019da tamamlanan Chronica Maiora adl\u0131 kronikte, Orta Avrupa\u2019da ele ge\u00e7irilmi\u015f bir Mo\u011fol esirinin sorgulanmas\u0131 raporunu i\u00e7eren mektuba da girmi\u015ftir. Buradaki bilgilere g\u00f6re Mo\u011follar: \u201cYahudilerin alfabelerine sahiptirler, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir zamanlar kendi alfabeleri yoktu. Bu harfleri kimlerden \u00f6\u011frendiklerini sordum ve soluk benizli insanlardan \u00f6\u011frendiklerini s\u00f6ylediler ki onlar uzun k\u0131yafetler ta\u015f\u0131r ve hi\u00e7bir kimseye sald\u0131rmazlar(m\u0131\u015f)\u201d22. Daha \u00f6nce F. Schmieder taraf\u0131ndan da ifade edildi\u011fi gibi23 yazar\u0131n ifade etmek istedi\u011fi esasen Uygur alfabesidir. \u201cSoluk benizli\u201d, \u201cuzun k\u0131yafetlere sahip\u201d ve \u201ckimseye sald\u0131rmayan\u201d insanlar da hi\u00e7 ku\u015fku yok ki, a\u015fa\u011f\u0131da ayr\u0131ca de\u011finecek oldu\u011fumuz, Rubruklu Willem\u2019in etrafl\u0131ca tarif etti\u011fi Uygur din adamlar\u0131ndan ba\u015fkas\u0131 de\u011fildi. S\u00f6z konusu mektup yazar\u0131n\u0131n alfabeyi Yahudi alfabesi olarak tan\u0131mlamas\u0131 ise, Mo\u011follarla Yahudiler aras\u0131nda akrabal\u0131k ili\u015fkisi kurmak maksad\u0131ndan ileri geliyordu.24 Ancak burada ilgi \u00e7ekici olan husus, Gizli Tarih yazar\u0131 ile \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 \u00fc\u00e7 Avrupal\u0131 yazar\u0131n Mo\u011follar\u0131n Uygur alfabesini benimsediklerini ifade etmeleridir. Mo\u011fol idaresi alt\u0131nda Uygur alfabesinin bu kadar geni\u015f bir kullan\u0131m g\u00f6rmesi, Uygur Ka\u011fanl\u0131\u011f\u0131ndan bu yana geli\u015fmi\u015f bir Uygur edebiyat\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ile alakal\u0131d\u0131r. Bu edebiyat\u0131n b\u00fcy\u00fck oranda dini metinlerin \u00e7evirileriyle geli\u015fti\u011fi muhakkaksa da zaman i\u00e7inde ba\u011f\u0131ms\u0131z bir hale gelmi\u015ftir. \u0130\u015fte arkas\u0131nda b\u00f6yle bir ge\u00e7mi\u015f bulunan Uygur yaz\u0131n\u0131, Mo\u011follar zaman\u0131na gelindi\u011finde Mo\u011follar\u0131n h\u00e2kim olduklar\u0131 topraklar\u0131n tamam\u0131nda en ge\u00e7erli edebiyat\u0131 haline gelmi\u015ftir.25 Bu alfabenin yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 Vittorial\u0131 Pascal adl\u0131 bir adam\u0131n\u0131n mektubunda da g\u00f6rebilmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Alt\u0131n Orda Hanl\u0131\u011f\u0131 topraklar\u0131nda bulundu\u011fu bir s\u0131rada kaleme ald\u0131\u011f\u0131 bir mektubunda yazar, \u201cTanr\u0131n\u0131n inayetiyle Kuman dilini ve Uygur alfabesini \u00f6\u011frendim\u201d diyerek \u00f6v\u00fcnmektedir.26<\/p>\n<p>Johannes\u2019ten sonra Mo\u011fol h\u00e2kimiyetindeki topraklara gelen Rubruklu Willem de Uygurlara temas etmi\u015ftir. Ancak, Uygurlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yerle\u015fim birimlerinden ge\u00e7ti\u011finden Uygurlara dair verdi\u011fi bilgiler Johannes\u2019in kay\u0131tlar\u0131na g\u00f6re daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Yazar Uygurlar\u0131n Organum \u00fclkesine kom\u015fu olduklar\u0131n\u0131 dile getirdikten sonra kentlerinde M\u00fcsl\u00fcmanlarla (Nesturi) H\u0131ristiyanlar\u0131n\u0131n i\u00e7 i\u00e7e ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 ve Uygurlar\u0131n \u0130ran\u2019a kadar yay\u0131lm\u0131\u015f durumda olduklar\u0131n\u0131 ifade eder.27 Ancak yazara g\u00f6re onlar\u0131n ana vatan\u0131 Karakorum\u2019dan g\u00fcneye do\u011fru uzanan geni\u015f bir \u00fclkeyi i\u00e7ine al\u0131yordu: \u201cEt ipsa Caracarum est quasi in territorio eorum, et tota terra Regis sive Presbiteri Iohannis et Unc fratris eius est circa teras eorum. Sed isti in pascuis ad aquilonem, illi Iugures inter montes ad meridiem\u201c28: \u201cKarakorum hemen hemen onlar\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131nda yer al\u0131r ve Rahip ya da kral Johannes ile karde\u015fi Unc\u2019un topraklar\u0131n\u0131n tamam\u0131 onlar\u0131n memleketlerinin yak\u0131n\u0131ndad\u0131r. Ancak buras\u0131 kuzeye do\u011fru \u00e7ay\u0131rl\u0131k iken Uygurlar\u0131nki g\u00fcneyde yer alan da\u011flar aras\u0131ndad\u0131r\u201d29.<\/p>\n<p>Rubruklu Willem, M\u00f6ngke Han\u2019\u0131n yan\u0131na giderken, kendilerine kat\u0131lmak \u00fczere sonradan yola \u00e7\u0131kan Batu Han\u2019\u0131n k\u00e2tibini beklemek \u00fczere Karluk topraklar\u0131nda yer alan Kayal\u0131k\u2019ta on iki g\u00fcn ge\u00e7irmi\u015ftir. Bu zaman zarf\u0131nda seyyah buradaki Budist manast\u0131rlar\u0131n\u0131 ziyaret etmi\u015f ve halk\u0131n dini inan\u0131\u015flar\u0131na dair baz\u0131 bilgiler elde etmi\u015ftir. Willem Budizme dair bilgiler vermeden \u00f6nce \u015f\u00f6yle der: \u201cPrimo ergo describo vobis ritus comunes omnium ydolatrarum et postea istorum Iugurum qui sunt quasi secta divisa ab aliis\u201d30, \u201cSize \u00f6ncelikle idollere tapanlar\u0131n tamam\u0131n\u0131n i\u015ftirak etti\u011fi ibadetlerini, ard\u0131ndan da di\u011ferlerinden sanki farkl\u0131 bir ekol olu\u015fturan Uygurlar\u0131nkini tasvir edece\u011fim\u201d31. Bundan sonra yazar Uygur din adamlar\u0131n\u0131n giyimlerini tarif etmeye giri\u015fir: \u201cDaha \u00f6nce bahsini etti\u011fim idollere tapanlar\u0131n tap\u0131na\u011f\u0131na girdi\u011fimde din adamlar\u0131n\u0131 d\u0131\u015f kap\u0131n\u0131n alt\u0131nda otururlarken buldum. Tra\u015fl\u0131 sakallar\u0131 ve kafalar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcndeki ba\u015fl\u0131ktan, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcmde bana Franklarm\u0131\u015f gibi geldiler. Uygurlar\u0131n bu papazlar\u0131 \u015fu \u015fekilde ku\u015fan\u0131r: her nereye giderlerse gitsinler safran renginde, Frank usul\u00fcnde olduk\u00e7a s\u0131k\u0131 \u00fcstten kemerlenmi\u015f k\u0131yafetli haldedirler ve bir papaz\u0131n b\u00fcy\u00fck perhizde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 k\u0131yafete benzer \u015fekilde sol omuzlar\u0131n\u0131n \u00fczerinden sa\u011f taraf\u0131n a\u015fa\u011f\u0131s\u0131na do\u011fru inip g\u00f6\u011f\u00fcslerini \u00f6rten bir pelerine sahiplerdir\u201d32 Buraya kadar verdi\u011fi bilgiler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bahsini etti\u011fi rahiplerin Budist din adamlar\u0131 olduklar\u0131na \u015f\u00fcphe yoktur. Buna mukabil Rubruklu Willem\u2019in burada bulunan bir din adam\u0131 ile yapt\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fmay\u0131 aktard\u0131\u011f\u0131 sat\u0131rlar baz\u0131 sorunlar\u0131 beraberinde getirmektedir. Bu tart\u0131\u015fma \u015fu \u015fekilde cereyan etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u201cTap\u0131na\u011fa girip de bahsini etti\u011fim din adamlar\u0131n\u0131n yan\u0131na oturdu\u011fumda onlar\u0131n \u00e7ok say\u0131da irili ufakl\u0131 idollere sahip olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm33 ve onlara Tanr\u0131\u2019ya nas\u0131l inand\u0131klar\u0131n\u0131 sordum. \u2018Tek bir Tanr\u0131dan ba\u015fka bir \u015feye inanm\u0131yoruz\u2019 diye cevap verdiler. Ben de sordum: \u2018Onun bir ruh mu yoksa bir beden mi oldu\u011funa inan\u0131yorsunuz?\u2019 Dediler ki: \u2018Onun bir ruh oldu\u011funa inan\u0131yoruz\u2019. Ben de: \u2018Onun bazen bir insan bedeni \u015feklini ald\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yor musunuz?\u2019 (diye sordum). Dediler ki: \u2018Kesinlikle hay\u0131r\u2019. Bunun \u00fczerine ben de: \u201cOnun tekli\u011fi ve ruh olmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015feye inanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131za g\u00f6re nas\u0131l olur da bu kadar \u00e7ok say\u0131da heykelini yap\u0131yorsunuz? Bunun yan\u0131nda onun bir insan olarak var olmad\u0131\u011f\u0131na inanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z halde nas\u0131l olur da bunu bir hayvan yerine insan \u015feklinde yap\u0131yorsunuz?\u2019 Bunun \u00fczerine cevap verdiler: \u2018Bizler bunlar\u0131 Tanr\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc olarak \u015fekillendirmiyoruz. Zira zenginlerimizden birisi veya onun o\u011flu veya kar\u0131s\u0131 veya sevdiklerinden birisi \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcnde \u00f6len insan\u0131n g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc yapar ve biz de bunlara, (\u00f6lenlerin) hat\u0131ralar\u0131na binaen h\u00fcrmet g\u00f6steririz\u2019 Sonras\u0131nda ben de: \u2018O halde sizin yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z insanlara dalkavukluktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil\u2019. \u2018Aksine\u2019 dediler \u2018an\u0131s\u0131 i\u00e7in\u2019. Ard\u0131ndan sanki bir \u015faka gibi bana sordular: \u2018Tanr\u0131 nerede?\u2019 Bunun \u00fczerine ben de: \u2018Ruhunuz nerede?\u2019 (dedim). Dediler ki: \u2018V\u00fccudumuzda\u2019. Ben de: \u2018Bedeninizde ve onu tamamen idare ediyor de\u011fil mi, ama yine de g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor. Ayn\u0131 \u015fekilde Tanr\u0131 da, g\u00f6r\u00fclmez olsa da her yerdedir. Zira o, ak\u0131l ve bilgeliktir. (dedim)\u201d34.<\/p>\n<p>Willem ile Uygur din adam\u0131 aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fma, metni inceleyen bilim adamlar\u0131n\u0131n dikkatinden ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Sadece W.W. Rockhill, tart\u0131\u015fman\u0131n Tanr\u0131 ve ruh kavram\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 Budizm ile ba\u011fda\u015fmad\u0131\u011f\u0131na dikkati \u00e7ekmi\u015f35, bununla birlikte bunun nedenine ili\u015fkin her hangi bir g\u00f6r\u00fc\u015f belirtmemi\u015ftir. Ger\u00e7ekten de giyilen k\u0131yafet ile idollerin varl\u0131\u011f\u0131 Budizme i\u015faret ediyorsa da Uygur din adamlar\u0131n\u0131n tek Tanr\u0131\u2019ya ve onun bir ruh oldu\u011funa inanmalar\u0131, \u00f6len insanlar\u0131 anmak i\u00e7in yap\u0131lan idollere sayg\u0131 g\u00f6stermeleri ve ruhun v\u00fccutta yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeleri gibi hususlar Tanr\u0131 ve ruh kavram\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u013136 Budizm ile temelden \u00e7eli\u015fir. Bu farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n Uygurlar\u0131n di\u011fer Budistlerden farkl\u0131 bir dini anlay\u0131\u015fa sahip olmalar\u0131ndan ileri geldi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>Willem yukarda da ifade etti\u011fimiz gibi Uygurlar\u0131, dini anlay\u0131\u015flar\u0131ndan bahsetti\u011fi Budistlerden ay\u0131rarak \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: \u201cSize \u00f6ncelikle idollere tapanlar\u0131n tamam\u0131n\u0131n i\u015ftirak etti\u011fi ibadetlerini, ard\u0131ndan da di\u011ferlerinden sanki farkl\u0131 bir ekol olu\u015fturan Uygurlar\u0131nkini tasvir edece\u011fim\u201d. \u0130kinci olarak ise \u015f\u00f6yle bir ifade kullan\u0131r: \u201cPredicti ergo Iugures qui sunt mixti cum christianis et sarracenis per frequentes disputaciones ut credo pervenerunt ad hoc quod non credunt nisi unum Deum\u201d37, \u201cDaha \u00f6nce bahsetti\u011fim Uygurlar kar\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 H\u0131ristiyan ve M\u00fcsl\u00fcmanlarla yapt\u0131klar\u0131 s\u0131k tart\u0131\u015fmalar neticesinde tek Tanr\u0131\u2019dan ba\u015fka bir \u015feye inanmaz hale geldiklerine inan\u0131yorum\u201d38. Seyahatnamesinin sonlar\u0131nda ise \u015f\u00f6yle der: \u201cErat ibi quidam senex sacerdos de secta Iugurum, qui dicunt unum Deum, tamen faciunt ydola\u201d: \u201cOrada tek bir Tanr\u0131ya inanan, ancak idollere tap\u0131nan Uygurlar\u0131n ekol\u00fcnden ya\u015fl\u0131 bir adam vard\u0131\u201d39. Willem a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ifade etmemekle birlikte esas\u0131nda, bu s\u00f6zlerle Uygurlar\u0131n di\u011fer Budistlerden farkl\u0131 bir dini inan\u0131\u015fa sahip olduklar\u0131n\u0131 fark etti\u011fi izlenimini verir.40 Willem\u2019in tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 din adamlar\u0131n\u0131n, k\u0131yafet ve dini rit\u00fceller a\u00e7\u0131s\u0131ndan Budizm\u2019in tesirinde kald\u0131klar\u0131, ancak dini g\u00f6r\u00fc\u015fler a\u00e7\u0131s\u0131ndan eski T\u00fcrk dininin \u00f6zelliklerini devam ettirdikleri anla\u015f\u0131l\u0131yor. Bu din adamlar\u0131n\u0131n di\u011fer Uygur din adamlar\u0131 i\u00e7erisinde farkl\u0131 bir dini kesimi olu\u015fturduklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecekse bile Willem, yukarda ifade etti\u011fimiz gibi Uygurlar\u0131n tamam\u0131n\u0131n di\u011fer \u201cidollere tapar\u201dlardan farkl\u0131 oldu\u011funu ifade etti\u011fi gibi, M\u00f6ngke Han\u2019\u0131n ota\u011f\u0131nda yap\u0131lan tart\u0131\u015fmay\u0131 aktard\u0131\u011f\u0131 sat\u0131rlar\u0131nda tart\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda huzurda bulunan Uygur din adam\u0131n\u0131n da di\u011fer \u201cidollere taparlardan farkl\u0131\u201d oldu\u011funu dile getirir.41 Bu konuda daha kesin konu\u015fabilmek i\u00e7in hi\u00e7 ku\u015fku yok ki Willem\u2019in \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 Uygur Budist sutralar\u0131n\u0131 incelemek gerekiyorsa da b\u00f6ylesi bir inceleme bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n kapsam\u0131n\u0131 a\u015ft\u0131\u011f\u0131 gibi n\u00fcfuz alan\u0131m\u0131z\u0131n da d\u0131\u015f\u0131nda kalmaktad\u0131r. Ancak temel meselenin Uygurlar\u0131n ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 Budizmin Mahayana koluyla42 ilgili oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Nitekim D.\u0130. Tihonov\u2019un ifade etti\u011fi \u00fczere bu kol, farkl\u0131 k\u00fclt\u00fcrlerle uzla\u015fmakta di\u011fer ekollere g\u00f6re daha ba\u015far\u0131l\u0131yd\u0131 ve dini muvaffakiyetini de bu \u00f6zelli\u011finden al\u0131yordu.43 Kimi Mayahana metinlerinde Uygurlar\u0131n eskiden ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 Maniheizmin etkilerinin g\u00f6r\u00fclmesi44 de bununla ilgili olsa gerektir. Muhtemelen Willem\u2019in konu\u015ftu\u011fu rahipler bu ekole ba\u011fl\u0131yd\u0131lar ve, dini literat\u00fcrde Maniheizmin etkisi g\u00f6r\u00fclmesine benzer bir \u015fekilde, hen\u00fcz eski dinlerinin \u00f6zelliklerini kaybetmemi\u015flerdi. E\u011fer Willem\u2019in g\u00f6zlemledi\u011fi farkl\u0131l\u0131klar, sutralar \u00fczerinde yap\u0131lacak tetkiklerle desteklenebilirse, kar\u015f\u0131m\u0131za di\u011fer ekollerden farkl\u0131 bir Uygur Budizminin \u00e7\u0131kmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olabilecektir.45<\/p>\n<p>Uygurlarla ilgili Latince kaynaklardaki bir di\u011fer kay\u0131t ise Hayton\u2019un Flos Historiarum Terre Orientis adl\u0131 eserinde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. 1307\u2019de Fransa\u2019da kaleme al\u0131nan eserin ilk k\u0131sm\u0131nda yazar, Do\u011fu \u00fclkelerine temas ederken Tarse adl\u0131 bir \u00fclkeyi ele al\u0131r. Bu ad\u0131n kullan\u0131lmas\u0131na dair de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015fler varsa da46, kelimenin Taraz kelimesinin bozulmu\u015f bir hali oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor47. Kelime ile ilgili sorunlar bir tarafa Hetum\u2019un bahsetti\u011fi Tarse \u00fclkesi Uygurlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 topraklard\u0131. Nitekim yazar Tarse ahalisini Uygur manas\u0131nda Yogor olarak adland\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>Hetum, Tarse\u2019nin \u00fc\u00e7 k\u0131sma ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu k\u0131s\u0131mlar\u0131n her birisinin ba\u015f\u0131nda bulunanlar\u0131n kendini h\u00fck\u00fcmdar olarak an\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade eder. Yazar bu b\u00f6lgelerin isimlerini zikretmiyorsa da buralar muhtemelen zaman\u0131n \u00f6nemli Uygur kentleri Karako\u00e7o, Turfan ve Hami kentlerinin merkezlik etti\u011fi yerlerdi. Yazar\u0131n \u00fclkenin \u00fc\u00e7 h\u00fck\u00fcmdar\u0131ndan bahsetmesi, a\u015fa\u011f\u0131da onlar\u0131n Tatarlar\u0131n yan\u0131nda yer almalar\u0131na ili\u015fkin kayda kar\u015f\u0131n, Uygur siyasi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n devam etti\u011fine i\u015faret eder. Bu husus di\u011fer kaynaklarla da desteklenebilmektedir48.<\/p>\n<p>Korykos h\u00e2kimi Hetum, anlat\u0131s\u0131n\u0131 \u015fu \u015fekilde devam ettirir: \u201c(Bu \u00fclkenin) Ahalisi Uygur olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Eski d\u00f6nemlerde idollere inanm\u0131\u015f ve bunu g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam ettirmi\u015flerdir. Bununla birlikte bu \u00fc\u00e7 h\u00fck\u00fcmdar\u0131n aileleri y\u0131ld\u0131zlar\u0131n i\u015fareti sayesinde \u0130sa\u2019ya inanm\u0131\u015flard\u0131r49. \u015eu ana kadar H\u0131ristiyanl\u0131\u011fa kalpten ba\u011fl\u0131 olan bu aileden gelen \u00f6nemli kimseler Tatarlar aras\u0131nda yer alm\u0131\u015flard\u0131r\u201d50. Hayton\u2019un, Uygurlar\u0131n idollere tapar olduklar\u0131na ili\u015fkin kayd\u0131 a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde Rubruklu Willem\u2019in ifadesi do\u011frultusundad\u0131r ve Uygurlar\u0131n Budistli\u011fi kabul ettiklerine i\u015faret eder. Ancak yazar, onlar\u0131n dini anlay\u0131\u015flar\u0131na dair Willem gibi bir tasvirde bulunmaz. Buna mukabil bu hususun Hetum\u2019dan 50 y\u0131l \u00f6nce Willem\u2019in g\u00f6zlemledi\u011finden pek de bir fark\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 kabul edilebilir. Zira a\u015fa\u011f\u0131daki bir kayd\u0131nda Hayton: \u201cBu \u00fclkedeki kentler ho\u015ftur ve i\u00e7inde devasa idoller bulunan tap\u0131naklar\u0131 b\u00fcy\u00fckt\u00fcr\u201d diyerek51 Uygur \u00fclkesindeki Budizm\u2019den bahseder ve a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde Willem\u2019in g\u00f6zlemini devam ettirir. Ancak burada dikkati \u00e7eken as\u0131l husus, Hayton\u2019un halk ile hanedan\u0131n, Budizm ve H\u0131ristiyanl\u0131\u011fa inananlar olarak b\u00f6l\u00fcnd\u00fcklerine i\u015faret eden ifadeleridir. Di\u011fer hi\u00e7bir kaynaktan bu ayr\u0131m\u0131 takip edebilmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Mesela gerek Cuveyni, gerekse Re\u015fid\u00fcddin, Uygurlar\u0131n ba\u015f\u0131nda bulunan \u0130dikut\u2019u \u201cputperestlerin reisi\u201d olarak tan\u0131mlar ve H\u0131ristiyan olup olmad\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin bilgi vermez52. Di\u011fer kaynaklarda da Uygurlardaki Nasturi H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n daha \u00e7ok hanedan aras\u0131nda kabul edildi\u011fini g\u00f6steren bir delil bulunmaz53. Hetum\u2019un Uygur hanedanl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 kimselerin Tatarlar aras\u0131nda yer almas\u0131yla ilgili kayd\u0131n\u0131n ise Uygurlar\u0131n Mo\u011fol h\u00e2kimiyetine boyun e\u011fmi\u015f olmalar\u0131 ilgili oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>Hetum anlat\u0131s\u0131n\u0131 Uygurlar\u0131n sosyal ve ekonomik durumlar\u0131na ili\u015fkin bilgilerle devam ettirir: \u201c\u00dclkenin ahalisi sava\u015f konusunda yetenekli de\u011fildir. Buna mukabil sanat ve bilimde olduk\u00e7a beceriklidirler. Kendi alfabelerine sahiplerdir. Et yemekten ve \u015farap i\u00e7mekten sak\u0131n\u0131r, hi\u00e7bir canl\u0131y\u0131 \u00f6ld\u00fcrmezler. Bu \u00fclkedeki kentler ho\u015ftur ve i\u00e7inde devasa idoller bulunan tap\u0131naklar\u0131 b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Bu\u011fday ve di\u011fer \u00e7e\u015fit tah\u0131l\u0131 bolca yeti\u015ftirir, ancak \u015farap \u00fcretmez ve bunu i\u00e7meyi g\u00fcnah sayarlar. Tarse do\u011fuda Cathay54, Bat\u0131da T\u00fcrkistan, kuzeyde bozk\u0131r ve g\u00fcneyde de Siyam55 olarak an\u0131lan zengin \u00fclke ile kom\u015fudur\u201d56.<\/p>\n<p>Latin kaynaklar\u0131nda Mo\u011follar aras\u0131nda \u00e7e\u015fitli vazifeler \u00fcstlenmi\u015f Uygurlara dair de baz\u0131 bilgilerin oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Bunlardan birisi Johannes\u2019in kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u00c7inkay\u2019d\u0131r. Zaman\u0131nda Mo\u011fol b\u00fcrokrasisinin en tepesine kadar y\u00fckselmi\u015f olan bu ki\u015fi, kimi yazarlar\u0131n Kereyit as\u0131ll\u0131 oldu\u011funu ifade etmelerine kar\u015f\u0131n57, C\u00e2mi\u2019\u00fct Tev\u00e2rih\u2019te bulunan bir kay\u0131ttan anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar\u0131yla Uygur as\u0131ll\u0131yd\u0131.58 \u00c7inkay\u2019\u0131n Mo\u011follar aras\u0131ndaki vazifesinin ne zaman ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 katiyetle bilinmiyor. Buna mukabil Taoist rahip Chang Ch\u2019un\u2019un seyahatnamesinde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u015fekilde, Mo\u011follar\u0131n Harezm seferinin s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc g\u00fcnlerde art\u0131k b\u00fcrokrasinin i\u00e7ine girmi\u015f bulunuyordu.59 \u00d6gedey\u2019in iktidar\u0131n\u0131n sonlar\u0131na gelindi\u011finde ise \u201cvezir\u201dlik makam\u0131n\u0131 elde etmi\u015fti. Bu vazifesini yerine getirirken epey ba\u015far\u0131l\u0131 bir kimse oldu\u011fu \u00d6gedey\u2019in, \u00c7a\u011fatay\u2019\u0131n ismi bilinmeyen vezirini kendi veziri ile k\u0131yaslamas\u0131na dair bir kay\u0131ttan anlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.60 \u00c7inkay bu konumunu, T\u00f6regene zaman\u0131ndaki bir s\u00fcre\u00e7 hari\u00e7 b\u0131rak\u0131lacak olunursa, G\u00fcy\u00fck\u2019\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcne dek s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu husus, Papal\u0131k el\u00e7isi olarak G\u00fcy\u00fck\u2019\u00fcn tahta \u00e7\u0131k\u0131\u015f merasiminde bulunmu\u015f Plano Carpinili Johannes taraf\u0131ndan da g\u00f6zlemlenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00c7inkay, Johannes\u2019in seyahatnamesinde kar\u015f\u0131m\u0131za Protonotorius yani ba\u015fk\u00e2tip olarak \u00e7\u0131kar.61 C\u00e2mi\u2019\u00fct Tev\u00e2rih\u2019te kendisinin ba\u015f vezir olarak g\u00f6sterilmesinin aksine, burada kendisinden ba\u015fk\u00e2tip olarak bahsedilmesinin bir hatadan \u00e7ok kurumlar\u0131n alg\u0131lan\u0131\u015f bi\u00e7imindeki farkl\u0131l\u0131ktan ileri geldi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Zira yukarda ifade etti\u011fimiz k\u0131yaslamada da vezirler daha \u00e7ok k\u00e2tiplik \u00f6zellikleriyle kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar.62 Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc her iki kaynakta ifade edilen memuriyet \u015feklinin ayn\u0131 oldu\u011fu, farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n g\u00f6revin alg\u0131lan\u0131\u015f ve ifade \u015feklinden ileri geldi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Johannes\u2019in \u00c7inkay ile ilgili verdi\u011fi bilgiler \u015fu \u015fekildedir: \u201cBulundu\u011fumuz yerden \u0130mparatorun huzuruna \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131k ve ard\u0131ndan da ba\u015fk\u00e2tip Cingay bizim, g\u00f6nderilmi\u015f daha ba\u015fka kimseler ile Solangi(lerin) ve di\u011fer \u00f6nderlerin adlar\u0131n\u0131 kaydetti. (Ard\u0131ndan da) Bunu y\u00fcksek bir sesle \u0130mparator ve t\u00fcm \u00f6nderlerin huzurunda okudu\u201d63. Bir di\u011fer k\u0131s\u0131mda da \u015funlar\u0131 ifade eder: \u201cBundan sonra \u0130mparator, bize ba\u015fk\u00e2tibi Cingay arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ifadelerimizi ve me\u015fgalemizi yazmam\u0131z emrini g\u00f6nderdi ve biz de kendisine teslim ettik\u201d64. Johannes, \u00c7inkay\u2019dan son olarak \u015fu \u015fekilde bahseder: \u201cAziz Martini g\u00fcn\u00fcnde yeniden \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131k. Daha \u00f6nce kendilerinden bahsedilen k\u00e2tipler Kadak, Cingay ve Bala yan\u0131m\u0131za geldi ve mektubumuzu kelimesi kelimesine terc\u00fcme ettiler. (Bunu) Latince olarak yazarken baz\u0131 kelimelerde hataya d\u00fc\u015fm\u00fc\u015fsek bilmek isteyerek her bir hitab\u0131 a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Her iki mektup tamamland\u0131\u011f\u0131nda en k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir ku\u015fkumuz bile kalmamas\u0131n diye bize mektuplar\u0131n birincisi ve ikincisini okudular. Ard\u0131ndan da dediler ki \u2018Bak\u0131n ki her \u015feyi son derece iyi bir \u015fekilde anlay\u0131n, \u00e7\u00fcnk\u00fc tamamen anlayamazsan\u0131z bunun hi\u00e7bir yarar\u0131 olmaz. Aksi durumda b\u00f6ylesi uzak diyarlara (yeniden) gitmek zorunda kal\u0131rs\u0131n\u0131z\u2019 Bunun \u00fczerine kar\u015f\u0131l\u0131k verdik: \u2018Her \u015feyi gayet g\u00fczel bir \u015fekilde anlad\u0131k\u2019. Mektuplar\u0131, Papa e\u011fer dilerse, okuyabilecek insanlar bu \u00fclkede (=\u0130talya\u2019da) bulunabilece\u011finden \u00f6t\u00fcr\u00fc sarasin harfleriyle yeniden yazd\u0131lar\u201d65. Fars\u00e7a olarak kaleme al\u0131nan bu nihai mektup P. Pelliot taraf\u0131ndan Vatikan ar\u015fivlerinde bulunmu\u015ftur. V.V. Bartold\u2019un ifadesiyle bu metin, gramer olarak hatalarla doludur.66 Bununla birlikte en az\u0131ndan nihai mektubun haz\u0131rlanmas\u0131 s\u00fcrecinin son derece titiz bir \u015fekilde y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc Johannes\u2019in \u015fahadetiyle ortadad\u0131r. S\u00f6z konusu kay\u0131tlar Mo\u011fol devlet te\u015fkilat\u0131n\u0131n i\u015flerli\u011finin kabiliyetini ve ciddiyetini a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde g\u00f6stermektedir. Bunda \u00c7inkay gibi Uygur devlet adamlar\u0131n\u0131n etkilerinin b\u00fcy\u00fck pay sahibi oldu\u011fu muhakkakt\u0131r.<\/p>\n<p>Netice olarak Latin kaynaklar\u0131nda Uygurlar, Mo\u011fol h\u00e2kimiyetindeki halklar i\u00e7erisinde \u00f6nemli bir mevkiye konmu\u015ftur. Mo\u011follar\u0131n resmi alfabelerini Uygurlardan ald\u0131klar\u0131n\u0131 ifade etmelerinden ba\u015fka bu kaynaklar Uygurlar\u0131n Mo\u011fol b\u00fcrokrasisi i\u00e7indeki ehemmiyetli yerlerine de vurgu yapar. Bu, Arap\u00e7a ve Fars\u00e7a olarak kaleme al\u0131nan kaynaklardan takip edilebiliyorsa da Latince kaynaklar Mo\u011fol b\u00fcrokrasisinin neredeyse tamamen Uygur h\u00e2kimiyeti alt\u0131nda oldu\u011fu \u015feklinde bir izlenim vermektedir. Bu hususun do\u011frulu\u011fu Uygur devlet adamlar\u0131n\u0131n biyografilerinin yer ald\u0131\u011f\u0131 Y\u00fcen \u015f\u0131\u2019daki kay\u0131tlarla da kesinlik kazanmaktad\u0131r. Bunun yan\u0131nda Latince kay\u0131tlar Uygur alfabesinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Orta ve Bat\u0131 Avrupa\u2019da da bilinir oldu\u011funa i\u015faret eder. S\u00f6z konusu kaynaklarda Uygurlarla ilgili verilen bilgileri \u00f6nemli k\u0131lan bir di\u011fer husus ise di\u011fer kaynaklarda yer almayan kay\u0131tlar\u0131d\u0131r. Mesela Rubruklu Willem\u2019in \u00c7inkay ile ilgili verdi\u011fi bilgilerde Mo\u011fol b\u00fcrokrasisinin nas\u0131l i\u015fledi\u011fi anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi Uygur din adamlar\u0131na dair verdi\u011fi tasvirler nas\u0131l bir din anlay\u0131\u015f\u0131na sahip olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Hetum\u2019un kroni\u011finde yer alan kay\u0131tlar ise Wilhelm\u2019in tasvir etti\u011fi anlay\u0131\u015f\u0131n daha uzun y\u0131llar devam etti\u011fine i\u015faret etmektedir.<\/p>\n<p><strong>A\u00e7\u0131klamalar<\/strong><strong>:<\/strong><\/p>\n<ol>\n<li>Mesela Karah\u0131taylar eskiden taabiyetleri alt\u0131nda bulunduklar\u0131 Uygurlar\u2019\u0131n yeniden Mo\u011folis-tan\u2019a d\u00f6nmeleri i\u00e7in bile epey gayret sarf ettikleri ancak bunun Uygurlar taraf\u0131ndan kabul edil-medi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Uygur-Karah\u0131tay ili\u015fkileri i\u00e7in bk. G. \u00c7andarl\u0131o\u011flu, Sar\u0131 Uygurlar ve Kansu B\u00f6lgesi Kabileleri (9-11. As\u0131rlar), T\u00fcrk D\u00fcnyas\u0131 Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Vakf\u0131, \u0130stanbul 2004, s. 83-85; D. Si-nor, \u201cThe Kitan and Kara Khitay\u201d, History of Civilizations of Central Asia, Vol. IV\/Part I, ed. M.S. Asimov, Unesco Publishing, 1998, s.231, 232.<\/li>\n<li>Tatatonga\u2019ya ili\u015fkin bk. Mo\u011follar\u0131n Gizli Tarih\u00e7esi, \u00e7ev. M.L. Kaya, Kabalc\u0131 yay, \u0130stanbul 2011, s. 155, 156; B. \u00d6gel, Sino Turcica: \u00c7ingiz Han\u2019\u0131n T\u00fcrk M\u00fc\u015favirleri, IQ yay, \u0130stanbul 2002, s. 153-155.<\/li>\n<li>Bu konuda en temel eser hi\u00e7 ku\u015fku yok ki Y\u00fcan \u015f\u0131\u2019da Uygur devlet adamlar\u0131na ili\u015fkin biyografi-lerdir. Bunlar B. \u00d6gel taraf\u0131ndan incelenmi\u015ftir. bk. B. \u00d6gel, age. Baz\u0131 kimseler Ch\u2019i Tang tara-f\u0131ndan da tetkik edilmi\u015ftir. Bk. Ch\u2019i Tang, Mo\u011fol S\u00fclalesi Devrinde T\u00fcrk ve \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 ile Te-masda Bulunan \u015eahsiyetler, \u0130stanbul 1970, s. 383-403.<\/li>\n<li>Ata Melik Cuveyni, Tarih-i Cihang\u00fc\u015fa, \u00e7ev. M. \u00d6zt\u00fcrk, K\u00fclt\u00fcr Bakanl\u0131\u011f\u0131 Yay, Ankara 1998, s. 97, 98; Re\u015fid\u00fcddin, Sbornik Letopisey, Tom. I\/I, per. L.A. Hetagurova, Moskva-Leningrad 1952, s.147-149; Re\u015fid\u00fcddin, Sbornik Letopisey, Tom.I\/II, per. O.\u0130. Smirnova, Moskva-Leningrad 1952, s.152-154.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, Sinica Franciscana, Vol.I, Quaracchi-Firenze 1929, s. 233. Kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, Meng\u00fc Han\u2019\u0131n Saray\u0131na Yolculuk 1253\u20131255, ed. P. Jackson, D. Morgan, \u00e7ev. Z. K\u0131l\u0131\u00e7, Ki-tap yay, \u0130stanbul 2010, s. 168; Wilhelm von Rubruk, Mo\u011follar\u0131n B\u00fcy\u00fck Han\u0131na Seyahat, \u00e7ev. E. Ayan, Ay\u0131\u015f\u0131\u011f\u0131\u00a0 Kitaplar\u0131, \u0130stanbul 2001, s. 75.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 29; C. Dowson, Mongol Mission, New York 1955, s. 5.<\/li>\n<li>Dowson, age., s. 5\/1dp.<\/li>\n<li>Inter occidentem et meridiem terra est posita Huiorum.<\/li>\n<li>Nitekim yazar\u0131n Uygurlar\u0131n tarihine dair verdi\u011fi bilgilerde Uygurlar Uyr ad\u0131 ile ifade edilirken bir di\u011fer k\u0131s\u0131mda da onlardan Huyur ad\u0131 ile bahsedilir. Bk. A. van den Wyngaert, , s. 55, 88. Kullan\u0131mdaki bu farkl\u0131l\u0131k, bir yandan bilgilerin farkl\u0131 kaynaklardan al\u0131nd\u0131\u011f\u0131na, bir yandan da Johannes\u2019in Huio ile Uyr ve Huyur adlar\u0131n\u0131n ayn\u0131 halk\u0131 ifade etti\u011fini fark etmedi\u011fine i\u015faret et-mektedir.<\/li>\n<li>S\u00f6z konusu kullan\u0131m i\u00e7in bk. E. Bretschneider, Medieval Researches, Vol. I, London 1910, s. 238 vd.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 56; C. Dowson, age., s. 21.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 88.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age. s. 55; C. Dowson, age., s. 20.<\/li>\n<li>Arkeolojik veriler bir yana H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 kabul etmi\u015f Uygurlar\u0131n \u015fah\u0131s isimlerinin de filolojik kaynaklara yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 O.F. Sertkaya taraf\u0131ndan ortaya konmu\u015ftur. Bu \u00e7al\u0131\u015fmadan Uygur H\u0131risti-yan cemaatine dair genel bir bibliyografya edinmek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bk. O.F. Sertkaya, \u201cII. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 Esnas\u0131nda Berlin Koleksiyonu\u2019ndan Kaybolan Eski Uygur Belgelerindeki H\u0131risti-yan Uygur T\u00fcrklerinin \u0130simleri \u00dczerine\u201d, T\u00fcrk Dili ve Edebiyat\u0131 Dergisi, C. 43\/43, 2010, s. 97-113. Bu konuda ayr\u0131ca bk. G. Shimin, \u201cThe Uighur Kingdom of Kocho\u201d, History of Civilizations of Central Asia, Vol. IV\/I, ed. M.S. Asimov, Unesco Publishing 1998, s.204. Nasturi H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmi\u015f Uygurlar\u0131n son y\u0131llara kadar varl\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirdikleri de g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Bu konu-da bk. B. Abudukelim\u0131, Uygur T\u00fcrklerinin Dini \u0130nan\u0131\u015flar\u0131, Ankara \u00dcniversitesi Sosyal Bilimler Enstit\u00fcs\u00fc Yay\u0131nlanmam\u0131\u015f Y\u00fcksek Lisans Tezi, Ankara 2006, s. 56. Bu cemaatin varl\u0131\u011f\u0131, a\u015fa\u011f\u0131da ayr\u0131ca de\u011finece\u011fimiz \u00fczere, Hetum\u2019un eserinde de kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 56.<\/li>\n<li>kr\u015f. C. Dowson, a, s. 21.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 231. Kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, age., s. 165; Wilhelm von Rubruk, age., s. 73..<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 233. Kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, age., s. 168; Wilhelm von Rubruk, age., s. 75.<\/li>\n<li>\u201cS\u00f6z konusu mektup metni i\u00e7in bk. A.T. \u00d6zcan, \u201cMacar Papaz Julian\u2019\u0131n 1237 Tarihli Mo\u011fol Raporu\u201d, Tarih Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Dergisi, C. XXIX\/S. 48, 2010, s. 98.<\/li>\n<li>A.y.<\/li>\n<li>Richard, \u201cLa Limite Occidentale de l\u2019expansion de l\u2019alphabet Ouigour\u201d, Les Relations entre l\u2019orient et l\u2019occident au Moyen Age, Ashgate Variorum 1999, s. 71-75.<\/li>\n<li>Matthaei Parisiensis, Chronica Majora, Vol. VI, ed. H.R. Luard, London 1882, s. 75.<\/li>\n<li>Schmeider, \u201cChristians, Jews, Muslims-and Mongols: Fitting a Foreign People into the Wes-tern Christian Apocalyptic Scenario\u201d, Medieval Encounters, Vol. 12\/2, 2006, s. 281.<\/li>\n<li>Orta\u00e7a\u011f yaz\u0131n\u0131nda Mo\u011follarla Yahudiler aras\u0131nda akrabal\u0131k ili\u015fkisi kurgulanmas\u0131na dair bk. A.T. \u00d6zcan, \u201cChronica Maiora\u2019da Mo\u011fol \u0130maj\u0131\u201d, Tarih \u0130ncelemeleri Dergisi, C. XXVII, S. 2\/2012, 442, 443.<\/li>\n<li>Uygur k\u00fclt\u00fcr miras\u0131n\u0131n neticesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bk. G. Shimin, agm, s. 206.<\/li>\n<li>Lavrentii Mohemii, Historia Tartarorum Ecclesiastica, Helmstadi 1791, s. 194.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 227; Ruysbroeckli Willem, age., s. 161; Wilhelm von Rubruk, age., s. 71. Organum \u00fclkesi, Willem\u2019in metnini \u00e7eviren P. Jackson\u2019a g\u00f6re \u00dcrgen\u00e7 ad\u0131n\u0131n bozulmu\u015f ha-lidir. age., s. 159\/24dp.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 233.<\/li>\n<li>kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, , s. 168; Wilhelm von Rubruk, age., s. 75.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 228.<\/li>\n<li>kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, , s. 162; Wilhelm von Rubruk, age., s. 72.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 230, 231. kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, age., s. 165; Wilhelm von Rub-ruk, age., s. 73.<\/li>\n<li>Yazar burada idola kelimesini kullan\u0131yor, ancak bunun neyden yap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu ifade etmi-yor. Bununla birlikte metnin a\u015fa\u011f\u0131 k\u0131s\u0131mlar\u0131nda Mo\u011follar\u0131n da Uygurlar gibi tek Tanr\u0131\u2019ya inan-d\u0131klar\u0131n\u0131 ifade ederken \u201ctamen faciunt de filtro imagines defunctorum suorum\u201d diyerek Mo\u011fol put-lar\u0131n\u0131n ke\u00e7eden oldu\u011funu ifade eder. Bk. A. van den Wyngaert, , s. 232. Bu durumda yazar\u0131n Uygur tap\u0131na\u011f\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc heykellerin ta\u015f veya metalden imal edilmi\u015f oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmakta-d\u0131r.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 231, 232. kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, age., s. 166; Wilhelm von Rub-ruk, age., s. 73, 74.<\/li>\n<li>W. Rockhill, The Journey of William of Rubruck to Eastern Parts of the World 1253\u20131255, London 1900, s. 147\/1dp.<\/li>\n<li>A.y.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 233.<\/li>\n<li>Kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, , s. 168; Wilhelm von Rubruk, age., s. 75.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, a.g.e., s.297. kr\u015f. Ruysbroeckli Willem, age., s. 245; Wilhelm von Rubruk, age., s. 120.<\/li>\n<li>Benzer husus Cengiz Han ile g\u00f6r\u00fc\u015fmek \u00fczere Harezm\u2019e giden ve bu s\u0131rada Uygur \u00fclkesinden ge\u00e7en \u00c7ang Ch\u2019un\u2019un seyahatnamesinde de kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Ona g\u00f6re kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 kimseler ne Budist ne de Teoist olup Bat\u0131ya tap\u0131yorlard\u0131. Metni \u00e7eviren E. Bretschneider bat\u0131ya tap\u0131nmakla M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011fa i\u015faret edildi\u011fini varsaym\u0131\u015fsa da (E. Bretschneider, age., s. 68), sadece tek bir kay\u0131ttan hareketle b\u00f6yle bir sonuca ula\u015fmak m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Nitekim \u00c7ang Ch\u2019un, seyaha-tinin ilerleyen k\u0131s\u0131mlar\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlarla ilgili tasvirlerinde, benzer ifadeler kul-lanmayarak daha kat\u2019i tasvirler verir. Buna kar\u015f\u0131n Uygur \u00fclkesinde \u0130slam\u0131n, Mo\u011fol idaresi s\u0131ra-s\u0131nda belirli oranda y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6steren deliller vard\u0131r. Mesela hem Cuveyni hem de Re\u015fid\u00fcddin taraf\u0131ndan ifade edilen Uygur \u0130dikut\u2019unun M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 \u00f6ld\u00fcrme plan\u0131 hi\u00e7 ku\u015fku yok ki Uygur \u00fclkesindeki M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n y\u00fckseli\u015finden kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131. S\u00f6z konusu kay\u0131tlar i\u00e7in bk. Cuveyni, age., s. 473; Re\u015fid\u00fcddin, II, s.138, 139. Ayr\u0131ca bk. B. \u00d6gel, age., s. 91. Uygurlar aras\u0131nda \u0130slam ile ilgili olarak bk. D. Pozdneyev, Istori\u00e7eskiy O\u00e7erk Uygurov, Sanktpeterburg 1899, s. 131, 132. Yine Mo\u011fol devlet te\u015fkilat\u0131nda g\u00f6rev alan pek \u00e7ok M\u00fcsl\u00fcman Uygur da kay\u0131tlara ge\u00e7mi\u015ftir. bk. B. \u00d6gel, age., s. 131 vd, 194 vd.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 297; Ruysbroeckli Willem, age., s. 245; Wilhelm von Rubruk, age., s. 121.<\/li>\n<li>\u00d6. \u0130zgi, \u00c7in El\u00e7isi Wang Yen-Te\u2019nin Uygur Seyahatnamesi, TTK Yay, Ankara 2000, s. 19.<\/li>\n<li>\u0130. Tihonov, Hozyaiystvo i Ob\u015f\u00e7estvenn\u0131y Stroy Uygurskogo Gosudarstva X- XIV vv., Moskva-Leningrad 1966, s. 218.<\/li>\n<li>Shimin, agm, s.205, 206. Bu konuda daha detayl\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fma i\u00e7in bk. H. Toky\u00fcrek, \u201cEski Uy-gurca Metinlere G\u00f6re Budizmin Maniheizme Etkisi\u201d, Turkish Studies, Vol.7\/4, 2012, s. 2889-2906.<\/li>\n<li>Kimi \u00e7al\u0131\u015fmalarda baz\u0131 farkl\u0131l\u0131klara i\u015faret edilmi\u015ftir. bk. H.J. Klimkeit, \u201cT\u00fcrk Orta Asyas\u0131nda Budizm\u201d, \u00e7ev. M.T. Berbercan, T\u00fcrkiyat Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Dergisi, S. 26\/2009, s. 95, 104.<\/li>\n<li>Yule, Cathay and the Way Thither, Vol. III, London 1914, s. 53\/2dp; E. Bretschneider, age., s. 67.<\/li>\n<li>Taraz\u2019\u0131n Uygur h\u00e2kimiyetindeki topraklar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalmas\u0131n\u0131n, b\u00f6lge ad\u0131n\u0131n Uygur \u00fclkesini ifade etmek \u00fczere kullan\u0131lmas\u0131na mani olmayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Zira bahsi ge\u00e7en d\u00f6nemin, Orta Asya\u2019n\u0131n Avrupal\u0131larca yeni yeni \u201cke\u015ffedildi\u011fi\u201d ve pek \u00e7ok co\u011frafi kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n bulundu\u011fu bir d\u00f6nem oldu\u011fu unutulmamal\u0131d\u0131r. Dahas\u0131 Uygurlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 co\u011frafya ile Taraz aras\u0131ndaki mesafenin pek de uzak olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Nitekim Willem\u2019in, Uygurlar\u0131n \u0130ran\u2019a kadar geni\u015f bir co\u011frafyaya yay\u0131ld\u0131klar\u0131na dair ifadesini yukarda g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck. bk. 27.dp. Daha kat\u2019i bir \u015fekil-de Willem\u2019in Uygur rahipleriyle konu\u015ftu\u011fu Kayal\u0131k kenti ile Taraz aras\u0131ndaki mesafenin de pek uzak olmad\u0131\u011f\u0131 dikkati \u00e7ekiyor. Nitekim ad\u0131 ge\u00e7en seyyah, Talas vadisinde oldu\u011fu anla\u015f\u0131lan (ay-r\u0131ca bk. W.W. Rockhill, age, s. 135) Kinchat kentiyle Kayal\u0131k aras\u0131ndaki mesafeyi bir yazmadaki tarihlemeye g\u00f6re 7, bir di\u011fer yazmaya g\u00f6re ise 10 g\u00fcnde alm\u0131\u015ft\u0131r. bk. A. van den Wyngaert, 223, 226, 238. Bu \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde Uygurlar\u0131n n\u00fcfuz alanlar\u0131n\u0131, Talas b\u00f6lgesinin birka\u00e7 g\u00fcn-l\u00fck uza\u011f\u0131na kadar yayd\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Buna kar\u015f\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalarda Kayal\u0131k, Taraz\u2019dan yakla\u015f\u0131k 500 kilometre uzaktaki Kopal\u2019e lokalize edildi\u011finden (bk. J.A. Boyle, \u201cKayal\u0131k\u201d, Encyc-lopedia of Islam 2, Vol. IV, 808.) W.W. Rockhill, seyyah\u0131n bu kadar k\u0131sa zamanda b\u00f6ylesi uzun bir yolu kat etmesinden teredd\u00fcde d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. bk. W.W. Rockhill, age., s. 140\/3dp. Oysaki Willem\u2019in a\u00e7\u0131k kayd\u0131 Kayal\u0131k\u2019\u0131n, Taraz\u2019\u0131n 500 kilometre uza\u011f\u0131nda bulunan Kopal\u2019e lokalize edilemeyece-\u011fini g\u00f6stermektedir. Bu konuda yap\u0131lacak yeni ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n da bu \u015fekilde bir netice verece\u011fi-ni d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz.<\/li>\n<li>y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131 ile XIV. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda Uygurlar\u0131n Mo\u011fol h\u00e2kimiyetindeki alt\u0131ndaki durumlar\u0131na ili\u015fkin bk. M. Kutlukov, \u201cMongol\u2019skoye Gospodstvo v Vosto\u00e7nom Tur-kestane\u201d, Tataro Mongol\u0131 v Azii i Evrope, red. C.L. Tihvinskiy, Moskva 1977, s. 91, 97; G. Shimin, agm., s. 203.<\/li>\n<li>Qui per demonstrationem stelle venerunt adorare Dominum Jhesum Christum.<\/li>\n<li>Recueil des Historiens des Chroisades, Document Ermeniens, Tom.II, Paris 1906, s. 262 (Bundan sonra RHC).<\/li>\n<li>A.y.<\/li>\n<li>Cuveyni, , s. 473; Re\u015fid\u00fcddin, Sbornik Letopisey, Tom. II, per. Yu.P. Verhovskiy, Moskva-Leningrad 1960, s. 138, 139.<\/li>\n<li>Sadece 781 y\u0131l\u0131nda Uygur Ka\u011fan\u0131 Alp Kutluk Bilge Ka\u011fan\u2019\u0131n Nasturi Patri\u011fi I. Timotheus\u2019a (728\u2013823) bir mektup yazarak ondan din adamlar\u0131n\u0131 \u00fclkesine g\u00f6ndermesini istedi\u011fi bilinmekte-dir. Ancak hanedan\u0131n bunu devam ettirip ettirmedi\u011fi konusunda bir detay bulunmamaktad\u0131r. Bu mektupla\u015fma ile ilgili olarak bk. \u015e. Tekin, \u201cMani Dininin Uygurlar Taraf\u0131ndan Devlet Dini Olarak Kabul Edili\u015finin 1200. Y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fc Dolay\u0131s\u0131yla Birka\u00e7 Not\u201d, T\u00fcrk Dili Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Y\u0131ll\u0131\u011f\u0131 Belleten, S. 217\/1962, s. 9.<\/li>\n<li>Bu kelime \u00c7in manas\u0131nda kullan\u0131lan bir kelimedir.<\/li>\n<li>Metinde Sym.<\/li>\n<li>RHC, s. 262, 263.<\/li>\n<li>Grouset, Stepler \u0130mparatorlu\u011fu, \u00e7ev. H. \u0130nalc\u0131k, TTK yay, Ankara 2011, s. 267, 277, 280; J.P. Roux, Mo\u011fol \u0130mparatorlu\u011fu Tarihi, \u00e7ev. A. Kazanc\u0131gil, Kabalc\u0131 yay, \u0130stanbul 2001, s. 218, 253; J.J. Saunders, The History of the Mongol Conquest, Philadelphia 2001, s. 219\/11dp.<\/li>\n<li>Re\u015fid\u00fcddin, II, s.101. \u00c7inkay\u2019\u0131n Uygur as\u0131ll\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcren bir ba\u015fka delil de Chang Ch\u2019un\u2019un seyahatnamesinde bulunur. \u00c7inkay\u2019dan Chen hai olarak bahseden seyyah, Be\u015fba-l\u0131k\u2019\u0131n bat\u0131s\u0131nda yer alan Ch\u2019ang ba-la idarecisinin Chen hai\u2019nin \u201ceski dostu\u201d oldu\u011funu ifade eder. Bk. E. Bretschneider, , s. 67. W.W. Rockhill de onun Uygur as\u0131ll\u0131 oldu\u011funu D\u2019ohsson\u2019a at\u0131fla ifade eder. Bk. W.W. Rockhill, age., s. 23\/1dp. P.D. Buell de onun Uygur veya \u00d6ng\u00fct oldu\u011funu dile getirir. Bk. P.D. Buell, Historical Dictionary of the Mongol World Empire, The Scarecrow Press, Oxford 2003, s. 138<\/li>\n<li>Chang Ch\u2019un\u2019un seyahatindeki notlara bk. E. Bretschneider, , s. 60 vd.<\/li>\n<li>Re\u015fid\u00fcddin, II, s.101.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 119.<\/li>\n<li>Re\u015fid\u00fcddin, II, s. 101, 102.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age,. s. 119. kr\u015f. C. Dowson, age., s. 63.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 123. kr\u015f. C. Dowson, age., s. 66.<\/li>\n<li>van den Wyngaert, age., s. 123, 124. kr\u015f. C. Dowson, age., s. 67.<\/li>\n<li>V. Barthold, Orta Asya T\u00fcrk Tarihi Hakk\u0131nda Dersler, \u00e7ev. K.Y. Kopraman, \u0130. Aka, TTK Yay., Ankara 2006, s. 165, 166.<\/li>\n<\/ol>\n<p><strong>KAYNAKLAR<\/strong><\/p>\n<p>ABUDUKEL\u0130MI, B. (2006), Uygur T\u00fcrklerinin Dini \u0130nan\u0131\u015flar\u0131, Ankara \u00dcni-versitesi Sosyal Bilimler Enstit\u00fcs\u00fc Yay\u0131nlanmam\u0131\u015f Y\u00fcksek Lisans Tezi, Ankara.<\/p>\n<p>ATA MEL\u0130K CUVEYN\u0130 (1998), Tarih-i Cihang\u00fc\u015fa, \u00e7ev. M. \u00d6zt\u00fcrk, Ankara, K\u00fclt\u00fcr Bakanl\u0131\u011f\u0131 Yay.<\/p>\n<p>BARTHOLD, V.V. (2006), Orta Asya T\u00fcrk Tarihi Hakk\u0131nda Dersler, \u00e7ev. K.Y.<\/p>\n<p>Kopraman, \u0130. Aka, Ankara, TTK Yay.<\/p>\n<p>BOYLE, J.A., \u201cKayal\u0131k\u201d, Encyclopedia of Islam 2, Vol. IV, s. 808-809.<\/p>\n<p>BRETSCHNE\u0130DER, E. (1910), Medieval Researches, Vol. I, London.<\/p>\n<p>BUELL, P.D. (2003), Historical Dictionary of the Mongol World Empire, Oxford, The Scarecrow Press.<\/p>\n<p>CH\u2019\u0130 TANG (1970), Mo\u011fol S\u00fclalesi Devrinde T\u00fcrk ve \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 ile Temasta Bulunan \u015eahsiyetler, \u0130stanbul.<\/p>\n<p>\u00c7ANDARLIO\u011eLU, G. (2004), Sar\u0131 Uygurlar ve Kansu B\u00f6lgesi Kabileleri (9-11.As\u0131rlar), \u0130stanbul, T\u00fcrk D\u00fcnyas\u0131 Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Vakf\u0131.<\/p>\n<p>DOWSON, C. (1955), Mongol Mission, New York.<\/p>\n<p>GROUSET, R. (2011), Stepler \u0130mparatorlu\u011fu, \u00e7ev. H. \u0130nalc\u0131k, Ankara, TTK Yay.<\/p>\n<p>\u0130ZG\u0130, \u00d6. (2000), \u00c7in El\u00e7isi Wang Yen-Te\u2019nin Uygur Seyahatnamesi, Ankara, TTK Yay.<\/p>\n<p>KL\u0130MKE\u0130T, H.J. (2009), \u201cT\u00fcrk Orta Asyas\u0131nda Budizm\u201d, \u00e7ev. M.T. Berber-can, T\u00fcrkiyat Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Dergisi, S. 26, s. 93-108.<\/p>\n<p>KUTLUKOV, M. (1977), \u201cMongol\u2019skoye Gospodstvo v Vosto\u00e7nom Turkes-tane\u201d, Tataro Mongol\u0131 v Azii i Evrope, red. C.L. Tihvinskiy, Moskva, s. 86-106.<\/p>\n<p>LAVRENT\u0130\u0130 MOHEM\u0130\u0130 (1791), Historia Tartarorum Ecclesiastica, Helmstadi.<\/p>\n<p>MATTHAE\u0130 PAR\u0130S\u0130ENS\u0130S (1882), Chronica Majora, Vol. VI, ed. H.R. Luard, London.<\/p>\n<p>KAYA, M.L. (\u00e7ev.) (2011), Mo\u011follar\u0131n Gizli Tarih\u00e7esi, \u0130stanbul, Kabalc\u0131 Yay.<\/p>\n<p>\u00d6GEL, B. (2002), Sino Turcica: \u00c7ingiz Han\u2019\u0131n T\u00fcrk M\u00fc\u015favirleri, IQ Yay., \u0130stan-bul.<\/p>\n<p>\u00d6ZCAN, A.T. (2012), \u201cChronica Maiora\u2019da Mo\u011fol \u0130maj\u0131\u201d, Tarih \u0130ncelemeleri Dergisi, C. XXVII, S. 2, s. 427-458.<\/p>\n<p>\u00d6ZCAN, A.T. (2010), \u201cMacar Papaz Julian\u2019\u0131n 1237 Tarihli Mo\u011fol Raporu\u201d, Tarih Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Dergisi, C. XXIX\/S. 48, s. 89-99.<\/p>\n<p>POZDNEYEV, D. (1899), Istori\u00e7eskiy O\u00e7erk Uygurov, Sanktpeterburg.<\/p>\n<p>Recueil des Historiens des Chroisades, Document Ermeniens, Tom. II, Paris 1906.<\/p>\n<p>Re\u015fid\u00fcddin (1952), Sbornik Letopisey, Tom. I\/I, per. L.A. Hetagurova, Mosk-va-Leningrad.<\/p>\n<p>Re\u015fid\u00fcddin (1952), Sbornik Letopisey, Tom. I\/II, per. O.\u0130. Smirnova, Moskva-Leningrad.<\/p>\n<p>Re\u015fid\u00fcddin (1960), Sbornik Letopisey, Tom. II, per. Yu.P. Verhovskiy, Mosk-va-Leningrad.<\/p>\n<p>R\u0130CHARD, J. (1999), \u201cLa Limite Occidentale de l\u2019expansion de l\u2019alphabet Ouigour\u201d, Les Relations entre l\u2019orient et l\u2019occident au Moyen Age, Ashgate Variorum, s. 71-75.<\/p>\n<p>ROCKH\u0130LL, W.W. (1900), The Journey of William of Rubruck to Eastern Parts of the World 1253\u20131255, London.<\/p>\n<p>ROUX, J.P. (2001), Mo\u011fol \u0130mparatorlu\u011fu Tarihi, \u00e7ev. A. Kazanc\u0131gil, \u0130stanbul, Kabalc\u0131 Yay.<\/p>\n<p>RUYSBROECKL\u0130 Willem (2010), Meng\u00fc Han\u2019\u0131n Saray\u0131na Yolculuk 1253\u20131255, ed. P. Jackson, D. Morgan, \u00e7ev. Z. K\u0131l\u0131\u00e7, \u0130stanbul, Kitap Yay.<\/p>\n<p>SAUNDERS, J.J. (2001), The History of the Mongol Conquest, Philadelphia.<\/p>\n<p>SCHME\u0130DER, F. (2006), \u201cChristians, Jews, Muslims-and Mongols: Fitting a Foreign People into the Western Christian Apocalyptic Scenario\u201d, Medi-eval Encounters, Vol. 12\/2, s. 274-295.<\/p>\n<p>SERTKAYA, O.F. (2010), \u201cII. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 Esnas\u0131nda Berlin Koleksiyo-nu\u2019ndan Kaybolan Eski Uygur Belgelerindeki H\u0131ristiyan Uygur T\u00fcrkle-rinin \u0130simleri \u00dczerine\u201d, T\u00fcrk Dili ve Edebiyat\u0131 Dergisi, C. 43\/43, s. 97-113.<\/p>\n<p>SH\u0130M\u0130N, G. (1998), \u201cThe Uighur Kingdom of Kocho\u201d, History of Civilizations of Central Asia, Vol. IV\/I, ed. M.S. Asimov, Unesco Publishing, s. 200-206.<\/p>\n<p>S\u0130NOR, D. (1998), \u201cThe Kitan and Kara Khitay\u201d, History of Civilizations of Central Asia, Vol. IV\/Part I, ed. M.S. Asimov, Unesco Publishing, s. 227-242.<\/p>\n<p>TEK\u0130N, \u015e. (1962), \u201cMani Dininin Uygurlar Taraf\u0131ndan Devlet Dini Olarak Kabul Edili\u015finin 1200. Y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fc Dolay\u0131s\u0131yla Birka\u00e7 Not\u201d, T\u00fcrk Dili Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Y\u0131ll\u0131\u011f\u0131 Belleten, S. 217, s. 1-11.<\/p>\n<p>T\u0130HONOV, D.\u0130. (1966), Hozyaiystvo i Ob\u015f\u00e7estvenn\u0131y Stroy Uygurskogo Gosu-darstva X- XIV vv., Moskva-Leningrad.<\/p>\n<p>TOKY\u00dcREK, H. (2012), \u201cEski Uygurca Metinlere G\u00f6re Budizmin Manihe-izme Etkisi\u201d, Turkish Studies, Vol. 7\/4, s. 2889-2906.<\/p>\n<p>Wilhelm von Rubruk (2001), Mo\u011follar\u0131n B\u00fcy\u00fck Han\u0131na Seyahat, \u00e7ev. E.<\/p>\n<p>Ayan, \u0130stanbul, Ay\u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 Kitaplar\u0131.<\/p>\n<p>WYNGAERT, A. (1929), Sinica Franciscana, Vol. I, Quaracchi-Firenze.<\/p>\n<p>YULE, H. (1914), Cathay and the Way Thither, Vol. III, London.<\/p>\n<p style=\"text-align: right;\"><strong>T\u00dcRK\u0130YAT ARA\u015eTIRMALARI DERG\u0130S\u0130<\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Do\u00e7.Dr.Altay Tayfun \u00d6ZCAN \u00d6ZET Mo\u011follar\u0131n Naymanlar\u0131 ma\u011flup etmeleri ve Altay da\u011flar\u0131 civar\u0131na egemen olmalar\u0131ndan sonra Uygurlar Mo\u011fol h\u00e2kimiyetini kabul ettiler. Bu tarihten sonra Uygurlar, Mo\u011fol Hanl\u0131\u011f\u0131 siyasi tarihinde \u00f6nemli bir yere sahip oldular. Mo\u011fol yay\u0131lmas\u0131na verdikleri asker\u00ee destek bir yana b\u0131rak\u0131lacak olunursa Uygurlar kendilerini \u00f6zellikle b\u00fcrokrasi alan\u0131ndaki becerileriyle g\u00f6sterdiler. Mo\u011fol tarihi ile alakal\u0131 Arap\u00e7a, Fars\u00e7a [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":3,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[15],"tags":[],"class_list":["post-3937","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-uygur-tarihi-ve-kulturu"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3937","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=3937"}],"version-history":[{"count":4,"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3937\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":3942,"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3937\/revisions\/3942"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=3937"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=3937"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/tr.uyghuracademy.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=3937"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}